Gençlik Filantropi Zirvesi İzlenimleri

Batman’da Ekolojik Okuryazarlığı Eğitimi
11 Mayıs 2014
GençBank, Yeni Uygulama Yerleri İçin Çağrı.
16 Ekim 2014

Gençlik Filantropi Zirvesi İzlenimleri

Haziran Ayı sonunda, Şikago’da gerçekleşen Gençlik Filantropi Zirvesi’ne, GençBank programı koordinasyon ekibi olarak davet edildik. Bu uluslar arası toplantıya dair izlenimleri Değişim İçin Bağış projesi web sitesi için yazdık. Aşağıdaki metni, yazının orjinalinden buraya aktardık.

Gençlik Filantropi Zirvesi İzlenimleri

(19/08/2014)

Konferansta kimler vardı?

ABD’de vakıfların çatı kurum olarak anılan Vakıflar Birliği’nin (Council on Foundations) filantropi konulu uluslararası değişim programı, 16 – 17 Haziran 2014 tarihlerinde, gençlik alanında çalışan 50 kişi Şikago’da buluşturdu. 14 farklı ülkeden gelen katılımcıların temsil ettikleri kuruluşları üçe ayırmak mümkün: 1) Doğrudan gençlerle, gençlik çalışması yapan kuruluşlar (örneğin GençBank uygulayanlar ya da gençlik danışma komitelerini destekleyen bağışçı vakıfları); 2) Gençlerle çalışmak isteyen, kaynak ayıran ancak henüz bir sistem geliştirmemiş, metot arayışında olan din, etnisite ve kalkınma temellinde faaliyet gösteren kuruluşlar; 3) Filantropi çalışmaları, bağışçılık gibi konular için araç geliştiren, bilgi üreten ve diğer kuruluşları besleyen hub kuruluşlar (örneğin Global Bağışçılar Ağı)

Benzerlikler üzerinde kurulu filantropi anlayışı

Farklı yapılanma ve çalışma biçimlerine karşın katılımcıların her biri programa eşit düzeyde ilgi gösterdiler. Gençlik çalışmalarında filantropinin henüz yeni tartışılan bir konu başlığı haline gelmesi bunun nedeni olabilir. İlgi düzeyi ile birlikte, sorunların ve önerilen çözüm yollarının da oldukça benzer olduğuna tanık olduk. Her ne kadar kültürel özellikler farklı yaklaşımları beraberinde getirse de, gençlik alanı bilgisinin ve dilinin birbirine ne derece yakın olduğunu gözlemledik. “Filantropi” kelimesinin bire bir anlamı olmasa bile karşılık geldiği davranış örüntüsü de bunlardan birisiydi. Türkiye’de filantropi yaygın olarak kullanılmıyor. Aynı şekilde Amerika ve İngiltere dışındaki bir çok ülkede “filantropi”yi doğrudan karşılayan tek bir kelimenin olmadığı halde “ortak fayda için gönüllü katkılar” denildiğinde, herkesin kendi kültürü ve deneyimine dayanarak benzer şeylere atıfta bulunduklarını söyleyebiliriz.

Gençler hem karar verici hem uygulayıcı

Gençlik Filantropi Zirvesi’nin en somut ve de heyecanlı örnekleri GençBank (YouthBank ) ve GençBank’ın da köklerini oluşturan Gençlik Danışma Komiteleri’ydi  (Youth Advisory Councils, YACs).  GençBank uygulayan 7 farklı kuruluşun temsilcileri ve Michigan Eyaleti’ndeki çok köklü bağışçılar vakıfları (community foundations) altında faaliyet gösteren gençlik danışma komitelerinden gençler ve profesyoneller başarı hikâyelerini paylaştılar.

İki yapıda da (YouthBank ve YAC) bir grup karar verici genç, yaşadıkları yerlerde akranlarının katkı yapmak istedikleri toplumsal konularda doğrudan ilgili aracılar haline geliyorlar. Bunu yaparken, yerel yönetimler ve yetişkinlerle ilişki geliştiriyorlar; öğretici, karar verici, değiştirici rollerine bürünüyorlar.

Gençlerin, yaşadıkları toplumu geliştirecek, kendilerini ise güçlendirecek, herkes için iyi olan bu tür şeyler yapabilmeleri için bir miktar maddi desteğin bulunması ve yine gençler tarafından özgürce kullanılabilmesi gerekiyor. Gençler ve filantropi arasındaki ilişkiyi de bu arayışın kendisi doğruyor.  Çünkü böylelikle gençler, toplumsal değişimde doğrudan çözüm odaklı kaynak yaratma faaliyetinin de özneleri oluyorlar. Yetişkinlerle kurdukları ilişki de buna bağlı olarak karşılıklı sorumluluğa dayandırılıyor.

Özellikle Amerika’daki bağışçılar vakıfları ile gençler arasındaki ilişki, gençlerin katılımı odağında güvene dayanıyor. Bu ilişkinin bir benzerini GençBank’lar ve yerel yönetimler arasında da görebiliyoruz. Bosna Hersek’teki aktif 32 GençBank ekibinin, bire bir belediyelerden aldığı sürdürülebilir maddi ve manevi destek gibi.

Gençlerin filantropik faaliyetlerle olan ilişkisi elbette içinde yetiştikleri kültür tarafından şekillendiriliyor. Bir kimsenin kendisine ait olan bir şeyi, hiç tanımadığı insanlar faydalansın diye  “öylece vermesi veya hibe etmesi” tutumunun altında filantropiyi besleyici bir toplumsal altyapısı bulunuyor. Bu tutum kendiliğinden gelişen birşey değil. “Kendine ait olanı paylaşmak” konusu üzerine gençlere ve ergenlerle çalışan dernekler, vakıflar ve girişimler bulunuyor. Bunlardan biri  olan İndiana Gençlik Filantropi Girişimi gençlerde ve çocuklarda bağışlama, karşılıksız verme, hibe etme kültürünü geliştirmek için “Phil ve Ailesinin Bağış Macerası” adında bir kutu tasarlamış.

Bağışlama ya da hibe etme davranışlarını pekiştirmek için başka bir örnek ise ilköğretim çağındaki çocuklar için hibe programı başlatan Lenawee Kenti Bağışçılar Vakfı’ndan. İlköğretim 7. sınıftaki çocuklar, 50 – 100 dolar arasında değişen fonları okuldaki diğer çocuklara, okulları için iyi şeyler yapmalarını teşvik ederek hibe ediyorlar.

Vakıflar Birliği’nden Peter Panepento, karşılıksız verme, toplumsal fayda için bir şeyler bağışlama ve gönüllülükle ilgili kültürel girişimlerin etkisini bir istatistik paylaşarak özetliyor: Amerikan halkı kazandığı her 100 doların, 2 dolarını sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri için bağışlıyor.

Genç filantropinin gelişebilmesi için

Zirvenin sonuna doğru katılımcılar, gençlik ve filantropi ilişkini geliştirmek için kuruluşların nelere gereksinim duyduklarını konuştular. Bazı önemli başlıklar şöyle:

İlişki geliştirme: Her kuruluşun yeni ve uygulanabilir stratejiler ve modellerle ilgili tabanına bilgi ve deneyim paylaşımında bulunması gerekir. Ancak bu bilgi herkes tarafından anlaşılabilir ve genç dostu yaklaşımlarla aktarılmalıdır. Bölgesel toplantılar ve değişimler, özellikle de eğitmen eğitimleri, gençlik alanı bilgisinin yaygınlaşmasında önemli rol oynayacaktır.

Gençlerin katılımını derinleştirme: Özellikle gençlik ve filantropi üzerine çalışan kurumlarda gençler, sadece gönüllüler ve faydalanıcılar olarak değil aynı zamanda mütevelli heyeti, yönetim kurulu üyesi, çalışan olarak da yer almalılar. Gençlerin katılımı ancak gençlerin liderliği ile eş zamanlı ve ilişkili olabilir. Gençlerle ilgili medyada ve toplumsal söylemde yer alan negatif tutumların yerini iyi örneklerin almasını sağlamak, gençlerin katılımının önünü açacaktır.

Daha fazla görünürlük, yeni araçlar ve kaynaklar: Gençlik ve filantropi alanındaki iyi örneklerin bilinirliğinin arttırılması gerekiyor. Gençler için evrensel katılım değerleri üretebilmek, gençlerin toplumsal sorunlardaki aktif rolünün görünür olması ile sağlanabilecektir. Diğer yandan hem uluslararası hem de ulusal fon kaynaklarına erişim için de görünürlüğe ihtiyaç vardır. Yeni araçların ve de kaynakların gençler tarafından kullanımı için alan yaratılmalıdır. Kitle fonlaması, hibe yönetimi gibi yeni bağış stratejileri yaygınlaşmalı ve kuruluşlar tarafından cesaretle denenmelidir.

Sonuç olarak

Gençlik ve gençlerin çalışmalarına yapılacak olan sosyal yatırımın nasıl yapılması gerektiği hangi metotların kullanılacağı, ilgi ve görünürlüğün nasıl yaratılacağının her toplumda tartışılmasına ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Gelişmişlik düzeyleri ve yapısal özellikleri farklılıklar taşısa da toplumların gençlerden beklentiler her yerde aynı; gençleri “yarının mimarları” olarak görme eğilimi kendini halen kuvvetle hissettiriyor. Bununla birlikte, gençlik alanında çalışanların gitgide daha fazla genç dostu yaklaşımlar kullandıklarına tanık oluyoruz. Geçmişteki klasik tutumdan farklı olarak, gençlere bugün fiziksel ve bilişsel olarak daha fazla yer verme arzusu var. Ancak arzunun ötesine giderek yerel ve ulusal yönetimleri de kapsayacak yenilikçi araçlar ortaya koyulmalı ve toplumlar birbirinden öğrenerek iyi örnekleri yaşama geçirebilmeliler